KURUMSAL KARİYERDE ANNE OLMAK

KURUMSAL KARİYERDE ANNE OLMAK

Anne olmak, bir kadının hayatına yeni bir kimlik kazandırırken liderliğine de yeni bir boyut ekler.

The Coaching Company koçlarından, yakın zamanda annelik deneyimini yaşamış olan Esra Alpaslan Peromingo Nieto, bu makalesinde kurumsal hayatta sıkça karşılaşılan önemli bir soruya odaklanıyor:

"Anne olmak kariyerde bir gerileme mi, yoksa liderlikte yeni bir dönüşümün başlangıcı mı?"

Doğum izninden işe dönüş sürecinde yaşanan içsel çatışmaları, yüksek beklentileri ve anneliğin liderlik becerilerine kattığı yeni güçleri koçluk perspektifiyle ele alan bu değerli yazıyı keyifle okumanızı dileriz.

_______________________________________________________________________________________________

Birlikte çalıştığım ve kurumsal hayatta gözlemlediğim, doğum izninden dönen kadın liderlerde ortak bir kaygı var: “Bunca yıl emek verdim, ya anne olmak kariyerimde gerilemeye neden olursa?”
Annelik izninden işe dönüş, sadece bir adaptasyon süreci olarak değil; aynı zamanda liderin yaşamına eklenen annelik kimliği ile beraber yaşamındaki tüm kimliklerin yeniden düzenlendiği bir geçiş süreci olarak ele alınmalıdır.
Bu süreçte liderleri asıl zorlayan nokta, kendilerine realist olmayan bir hedef koymalarıdır: İş kadını kimliği ile anne kimliğini aynı anda mükemmel şekilde taşımak.
Doğum izni sürecinde iş dünyasından uzak kaldığı için liderlerin zihninden şunlar geçiyor olabilir:
• Piyasadaki güncel konulardan geri kaldım. Acilen toparlanmalıyım.
• İş arkadaşlarım yeni yetkinlikler edindi, onlara yetişmeliyim.
• Üstlerim “Anne oldu, performansı düştü” diye düşünmesin.
Bu endişelerden kurtulmak için olabildiğince işine asılmaya çalışıyor. Hatta talep edilmemesine rağmen geceleri çocuğu uyutunca dinlenmek yerine bilgisayarı açıp fazla mesai yapıyor. Belki hafta sonu çocuğu ile geçirebileceği vakitleri bile iş için kullanıyor.
Çok geçmeden iş kadını kimliğinde yetersizlik hissetmemek için aldığı bu aksiyonların anne kimliği üzerinde yan etkileri görülmeye başlıyor. Çocuğuna yeterince zaman ayırıp enerjisini veremiyor olmanın pişmanlığı ile gelen suçluluk duygusu…
Annelik tarafına ağırlık verse işini tehlikede görüyor, işe ağırlık verse çocuğu ile geri gelmeyecek anları kaçırdığına üzülüyor. Sarkaç bir o uca bir bu uca savrulurken değişmeyen tek şey yoğun bir yetersizlik hissi.
Bugün birçok kurumsal organizasyonda, doğum izninden dönen kadın liderleri desteklemek adına daha kapsayıcı uygulamaların yaygınlaştığı görülüyor. Esnek çalışma saatleri, uzaktan çalışma imkânları ve yeniden adaptasyonu kolaylaştıran özel koçluk programları bu süreci daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. 
Ancak tüm bu yapısal desteklere rağmen, liderlerin en çok zorlandığı alanın hâlâ içsel beklentiler ve kendilerine koydukları yüksek standartlar olduğu da açıkça görülüyor.
Koçluk perspektifinden bakıldığında bu yaşanan durum bir performans sorunu değil; daha çok iki güçlü kimliğin aynı anda var olmaya çalıştığı bir yeniden yapılanma sürecidir.
Seanslarımız sırasında liderler, zorlayıcı olarak deneyimledikleri bu sürece bir adım geri çekilip gözlemci olarak baktıklarında, anne kimliği ile birlikte gelişen ve liderliklerine yansıyan yeni kapasite alanlarını fark etmeye başlıyorlar.
Bu yeni kimlik ile liderlerde zamanla bazı yetkinliklerin belirgin şekilde güçlendiği görülür. Empati kapasitesi artar, çoklu rol yönetimi daha doğal bir beceriye dönüşür. Kriz anlarında karar alma daha netleşir, duygusal dayanıklılık güçlenir ve enerji ile zaman yönetiminde daha seçici bir yaklaşım gelişir.
Bu dönüşümle birlikte liderlik algısı da değişir: kontrolden güvene, yoğunluktan önceliğe, reaksiyondan sezgiye ve mükemmeliyet arayışından “yeterince iyi” olma haline doğru bir evrilme yaşanır.
Ve tam da bu noktada asıl soru belirir: Kadın liderler için anne kimliği kariyerlerinde bir gerileme mi, yoksa eski tanımların artık yetersiz kaldığı yeni bir liderlik formunun doğum alanı mı?

Esra Alpaslan Peromingo Nieto, 
Profesyonel Koç,PCC
The Coaching Company

 

Liderlerin gelişimi, kurumların geleceğini şekillendirir. The Coaching Company olarak, yöneticilerin potansiyelini açığa çıkaran Üst Düzey Yönetici Koçluğu süreçleriyle liderliğin derinliğine odaklanıyoruz. Güçlü bir liderliğin temelinde yer alan etkili geri bildirim kültürünü kurumlara kazandırırken, Takım Koçluğu yaklaşımımızla ekiplerin performansını ve uyumunu artırıyoruz. Kurumlara özel olarak tasarlanmış Liderlik Gelişim Programı ve kişisel eğitim programları ile de hem kurum hem birey düzeyinde sürdürülebilir bir gelişim yolculuğu yaratıyoruz.